Apple App manager?

29 Ekim 2014

İlk iPhone’dan beri hem iPhone, hem de iPad’lerde hep aynı App store hesabını kullanıyorum. Afacan oğlum da altı yıldır iPad’ine (tabii telefonuma da) sürekli yeni oyunlar ve uygulamalar indiriyor.

Böylece o hesaba bağlı o kadar çok ücretli/ücretsiz uygulamamız oldu ki, yeni bir cihaza kurulum yaptığımda veya Kerem’in eski oyunlarından bazılarını yeniden kurmak istediğimizde App Store/Updates/Purchased kısmındaki listeyi dakikalarca tarayıp uygulamaları tek tek bularak cloud’dan indirmemiz gerekiyor.

İlk sorun, orada search yapamıyor oluşumuz. İkincisi de o listede ücretli veya ücretsiz uygulamaları bile filtreleyemiyoruz. Üçüncü ve en önemlisiyse, sadece denemek için yüklenen veya artık gerekmeyecek uygulamaları da Cloud’dan silemiyor olmak.

Apple’ın App manager gibi ayrı bir sistem uygulaması yazarak bu sorunu çözmesi lazım. İşletim sistemi seviyesinde olduğundan 3. parti bir yazılımın bunu düzeltmesi zor. Bir hobi projesi olarak ugrassa tek bir Apple mühendisi kısa sürede yapar ki bunu.

Nerede bu Apple 😉

Kategoriler: Girişimcilik

True/False ?

28 Ekim 2014

Bir süredir Pascal tabanlı yeni bir programlama dili yazıyorum.

Hem kodun daha okunabilir ve kolay olması, hem de işlerin daha optimum ilerlemesi için hem kontrol işlevlerinde, hem de veri tiplerinde bazı değişiklikler ve düzenlemeler yaptım.

Mantıksal operatör veri tipi olan Boolean’da geleneksel yaklaşım, Doğru/Yanlış (True/False) şeklinde, haliyle 1/0. 🙂

Bu yaklaşımda bir değişiklik yapıcam. Artık boolean tipi gri alanları da tanıyor olsun ki sorunlu insanlar gibi “false dilemma” kurbanı olmasın. If it’s boolean, there’s a “maybe” option as a value:

function answer_me(question:string) : boolean;
begin
// semantic evaluation of the question variable

if condition1 then result:= true;
else if condition2 then result:= false;
else result:= maybe; // maybe is defined for the very first time.

return result; // ayrıca; return komutu olmadan artık değeri döndürmüyoruz, belki canımız istemiyor?

end;

Ayrıca, bkz: https://en.wikipedia.org/wiki/Three-valued_logic

Kategoriler: Girişimcilik

Şirketlerin sosyal ağ paylaşımları

20 Ocak 2014

Aşağıda ekran görüntülerini eklediğim sosyal paylaşım butonları, farklı kurumsal sayfalarda sık sık görebileceğiniz sosyal paylaşım bağlantılarının tipik birer örneği:

kurumsal_like_01kurumsal_like_02Evet, sosyal medya gücünü giderek daha çok artırıyor. Şirketler ve kurumlar da bu gelişmeye ayak uydurmaya çalışıyor, tüm sosyal ağlarda hesaplarının olmasını önemsiyor ve web sitelerine de bu araçları entegre etmeye çalışıyor.

Ancak ciddi problemler var. Tipik bir kurum veya şirket sayfasında genellikle facebook, twitter, google plus’da beğeni sayısının sıfır olduğunu görüyorsunuz ve bu durum pek değişmiyor.

Bunun en önemli sebebi, bu ağların (facebook, twitter, google plus) kişileri baz alan sosyal medya ürünleri olması. Linkedin de tam olarak kurumsal bir ürün sayılmaz.

Diğer bir sebep, şirket veya kurumların sayfasında yer alan içeriğin çoğunlukla sosyal içerikli olmaması. İş ortamıyla ilgili bir sayfayı kişisel sosyal ağlarınızdaki takipçilerinizin göreceği şekilde “beğenme” ve “paylaşma” çok da anlamlı bir şey değil. Hem içerik sosyal değil, hem paylaşılsa bile paylaşımın hedef kitlesi, ilgi duyacak kitle olmaktan çok uzak.

Şirket ve kurumların; bu durumu değiştirecek bir “sosyal ağ” planlaması yapmadan bu bağlantıları sitelerine eklemelerinin anlamsız olduğunu düşünüyorum. Özellikle sürekli “0” paylaşımın olduğu linkleri bu sayfalardan kaldırmalarını öneriyorum. Yarar sağlamak yerine içeriğin “değersiz” olduğunun düşünülmesinin zarar verme ihtimali de düşünülmeli.

Kurumsal sosyal ağ planlaması yapmak için ne gerektiğini düşünüyorsanız, bunu daha sonraki bir yazı konusu yapacağım.

Kategoriler: Girişimcilik

Yönetilemeyen ego neler yapabilir?

14 Ocak 2014

Konuştuklarınız, seçtiğiniz ev, araba, kurduğunuz girişim/şirket, kartvizitinizde yazanlar, hakkınızda söylenenler ve onlara verdiğiniz tepkiler – hep egoyla ilgilidir. Taşıdığınız isim bile ebeveynlerinizin yaşantısı ve egosuyla ilgilidir.

Sosyal dünyada yer almayı ve ayakta kalmayı sağlayan ego, doğru yönetemediğimiz zaman size zarar vermeye başlayabilir.

Yönetilemeyen ego;

  • Yüzünüze açıkça söylenen gerçekleri dinlemenize izin vermez.
  • Dinlemediğiniz insanların ileride gerçekleri söylemesinin önünü kapar.
  • Sevmediğiniz insanların söylediği doğruları yanlış algılamanıza sebep olur.
  • İşinizi geliştirebilecek fırsatları kaçırmanıza sebep olur.
  • Sizi başkalaştırır. Başkaları bu değişimi farkederken, siz farketmezsiniz.

Dokuz Eylül Üniversitesi’nde yaptığım son konuşmada girişimcilerden biri tavsiyelerimi sormuştu. Söylediklerimden birini buraya aktarayım:

“Başarılı bir girişimci olmak istiyorsanız ilk iş olarak egonuzu öldürün. Başarı, statü ve parasal durumunuzdaki değişiklik kişiliğinizi etkilemesin.”

Girişimcilik temel kaynağı insan olan bir iştir. Hem başarılı, hem iyi bir insan olmak için, egonuzu yönetmeyi vaktinde öğrenin. But what if we tell you that writing a term paper should be way easier and see for yourself that writing a term paper should be way easier and less expensive than you that writing a term paper should be way easier and less expensive than . http://paperell.com/buy-essay But what if we tell you might think that writing a term paper should be fun! Some of you have an opportunity to buy essay cheap from our website? Trust our website? Trust our experienced writers with your college assignments and yes, it will also be way easier .

Kategoriler: Girişimcilik

Yandex ve arama sonuçları arayüzü

13 Ocak 2014

Yandex Türkiye, pazarımıza girdiğine çok sevindiğim ve kurulduğundan beri desteklediğim ve iletişimde olduğumuz bir şirket.

Yandex’in özellikle Harita ve navigasyon alanındaki ürünleri ve TV reklamlarıyla ciddi bir farkındalık yarattığını ve sevildiğini biliyorum, ancak konu “arama” olduğunda henüz hakettikleri pazar payına ve algıya erişebildiklerini düşünmüyorum. Bu, kolay bir iş de değil.

Bunda Yandex’in anasayfa ve arama sonuç sayfalarındaki tasarım tercihlerinin etkisi olduğunu düşünüyorum.

Yandex.ru üzerinden arama yapıp Chrome ile sayfayı Türkçe’ye tercüme edince gelen sonuç sayfası:

yandex_ruTipik beyaz zeminde, Google ile benzer renk formatına sahip; ama kesinlikle daha canlı, renkli ve kullanışlı bir sayfa bu. Rusya’da Yandex arama sonuçları bu şekilde görüntüleniyor.

Aynı arama sorgusunu Yandex Türkiye’de yaptığımda:

yandex_turkey

Burada Yandex’in Adalar konsepti deneniyor. Eminim binlerce mühendisi olan Yandex buradaki performansı ölçüp test ediyordur ama, ben kullanıcı deneyimi açısından şunu söyleyebilirim: Eğer Yandex Türkiye’yi arama konusundaki yeni deneylerini test ettiği bir pazar olarak değil de büyüyüp iş yapacağı bir pazar olarak değerlendiriyorsa, Yandex’in Rusya’da uyguladığı arama sonuç sayfası neyse, Türkiye’de de tamamen onu uygulamalı.

Türk kullanıcısı da, Rus kullanıcısı da, diğer ülkelerdeki kullanıcılar da konu arama olunca arayüz konusuna tamamen alışmış (ve eğitilmiş) durumdalar.

Bu hem pazar payı, hem kullanıcıların algısı, hem de performans açısından daha iyi olacaktır. “Google’dan farklı olalım” yolundan Yahoo gibi tüm dev şirketlerin geçip sonra vazgeçtiğini hatırlamak için hepsinde şu anda bir arama yapmak yeterli. Kaldı ki, Yandex bence arayüz olarak Google’a benzerken farklı olmanın yolunu Rusya’da bulmuş bile.

Kategoriler: Arama, Girişimcilik

Bugüne odaklanmak

17 Nisan 2013

nownownowBir yaşam biçimi olarak girişimciliği seçtiyseniz, her zaman planlı ve sistemli çalışmayı başarabilmeniz gerekiyor. Planlama yapmadan, gelecek öngörülerine göre planlı ve mantıklı adımlar atıp süreçleri tasarlamadan başarılı olmak çok mümkün değil.

İnternet’in her gün hızla değişen dinamik koşullarında iş yapmaya çalışan bir girişimci için ise, bu planlı olma gerekliliğiyle tezat oluşturabilen koşullarda bir yaşam mücadelesi sözkonusu. İnternet’teki fırsatlar ve gelişmeler, planlarınızı ve yol haritanızı neredeyse her hafta, hatta her gün değiştirmenizi gerektirebiliyor.

İnternet girişimcisi bu ikilemi nasıl ele almalı? Girişimci, tüm planlar veya beklentileriyle çatışan günlük gelişmeleri yönetirken, bu dinamik ortamda nasıl düşünmeli? Günün getireceği doğru fırsatları kaçırmamanın yolu nedir?

En yalın yanıt: “Bugüne odaklanmak”

“Bugün odaklı olmak” planlama yapmayı ihmal etmeyi gerektirmiyor. Her zaman bir doğrultunuz, yol haritanız ve işletme planınınız olmalı.

Ama geleceği inşa eden yapıtaşları, her gün yenilenen “bugün”ler.

Geleceğin istediğiniz yönde şekillenmesi için bugün, sadece bugünün mikro ölçekteki başarıları ve iyileştirmelerine odaklanmak zorundasınız.

Her yeni gün başladığında, geçmişle ve gelecekle ilgili -planlarınız, beklentileriniz, pişmanlıklarınız ve aldığınız dersler dahil- tüm bilgi ve düşüncelerden -gerçekten- arınıp sadece bugün yapacağınız doğrulara odaklanarak, bugün odaklı olmanın ilk adımını atabilirsiniz. Bunu her gün sürdürebilmek, sizi ölçülebilir ve sürdürülebilir şekilde daha verimli ve başarılı hale getirebilir.

Kendi sorularınızı da ekleyerek bu listeyi genişletin:

  • Bugün işletmedeki sorunları gidermek için ne yapabilirim?
  • Bugün dünden daha sağlıklı kararlar vermek için nasıl düşünmeliyim?
  • Geçmişte yaptığım hataları tekrar etmeden nasıl adım atmalıyım?
  • Bugün nasıl daha verimli bir gün olabilir?
  • Gelecek hafta beni bekleyen sorunları (finansal, idari, teknik) çözmek için ne yapmalıyım?

Yanıtları siz bulacaksınız, ama “bugüne odaklanmak için” önerdiğim düşünceler şunlar:

  • Dün, geçen hafta veya geçen yılın bugüne olan mesafesi neredeyse aynı. Bu mesafenin SIFIR olduğunu varsayın. Dün ve önceki tüm günler geçmişte kaldı ve bugünden geride kalan dönemlerle ilgili sahip olduğumuz tüm duygu ve düşünceler sadece psikolojimiz tarafından yönetilen eski bilgiler. Bugün, geçmişi unutun. Hata yaptıysanız yaptınız. Yanlış adımlar attıysanız, o adımlar atıldı. Hayatın Ctrl+Z düğmesi yok, sakın UNDO yapmaya çalışmayın, zamanı geri alamazsınız. Bırakın, kabul edin. Geçmiş, geçti. Bugün var.
  • Yarın, gelecek ay veya gelecek yılın bugüne olan mesafesi de aynı. O günler veya haftalar henüz gelmedi, ama sizi o döneme götürecek olan bugünün içindesiniz. Bugün, geleceği unutun. Gelecekten umutlu olma ve girişimcide her zaman olması gereken iyimserliği alın, onun dışındaki ihtimalleri boşverin gitsin.
  • Bugün, geleceği oluşturacak yegane günün içinden geçiyorsunuz. Geçmişle ilgili  olumlu veya olumsuz duygularınızın veya gelecekle ilgili olasılık hesaplarına bağlı beklentilerinizin oluşturacağı duyguların bilincinizi kontrol etmesine izin vermeyin. Bugüne bugün’ü ne kadar çok doldurabilirseniz, geleceğiniz geçmişinizden O KADAR farklı olacak.
  • Geçmişteki hatalarınız veya yaşadıklarınızdan öğrendiklerinizin öfke, üzüntü veya kaygılar olarak bugüne tesir etmesine izin vermeyin. O duygular, bugün de benzer hatalar yapmanıza yol açabilir. Yapmayın!
  • Gelecekten beklentilerinizin bugünkü doğru kararlarınızı gölgeleyecek duygu durumları oluşturmaması için gelecekle temasınızı kesin.
  • Düşüncelerinizi gözlemlemeye başlarsanız, kendinizi mutlaka gün içinde geçmiş veya gelecek dönemleri düşünürken bulacaksınız. Bu gayet normaldir. Bu düşüncelerin aklınıza gelmesiyle sakın kavga etmeyin, ama geçmiş veya gelecekle ilgili düşüncelerin geldiğini FARKETTİĞİNİZ anda GEÇİP GİTMESİNE izin verin ve en kısa zamanda bugüne geri dönün. Derin bir nefes alın, işte buradasınız ve geleceği tasarlayan adımları ŞİMDİ atıyorsunuz.
  • Bugün var, bu saatler, bu dakikalar ve doğru kararları vereceğiniz veya bazı yanlış kararlardan GERİ DÖNEBİLECEĞİNİZ bu an var. Bu anın dışındaki her şey ya geçmişin ilüzyonu, ya da geleceğin olasılık hesapları. Boşverin onları. Bugüne, bu ana, ŞİMDİ’ye gelin. Koltuğunuza yeniden oturun, bilgisayarınızdaki ekranlara yeniden bakın. İşte, buradasınız, gerçek olan tek günün içindesiniz.
  • Bugünün güzelliğine, fırsatlarına, gerçekliğine, sorunlarına, çözümlerine odaklanın. Sonuçlar oluşmadan, gerçekleşmemiş ihtimallere kafa yormayın. Adım atarken geçmişi veya geleceği değil bugünü düşünün.
  • İşinizi en iyi siz biliyorsunuz, fırsatlarınızı, gücünüzü, potansiyelinizi ve bunların karşısında bekleyen tehditleri, zorlukları ve yapılması gerekenleri de. Tüm bilgi ve deneyiminizle BUGÜN’e odaklanın.
  • Bunu HER GÜN yapmak için, her güne, BUGÜN’e odaklanarak başlayın.

Bugün ÇOK güzeldir. Yarın, geçmişinizin bir parçası olacak. Şanslıysanız, yarın da yepyeni bir BUGÜN’ünüz olacak. Kıymetini bilin 🙂

Kategoriler: Girişimcilik