Kimi dinlediğiniz önemlidir

Bir danışmanla karşılaştığım zaman, “bildiklerinin kendinde ne işe yaradığını” analiz ederim. Danışmanlık işi yapanların çok azı, gerçekten danışılacak kapasitededir.

Fikrine danıştığınız insan – veya, gelin, bana danışın diyen insan/şirket – bildiklerini nerede uygulamış? Bildikleri kendisinin veya insanların bir işine yaramış mı? Yoksa, bol bol okumuş, sentezleyip, bilgilerini mi pazarlıyor?

Genç girişimciler: dikkatli olmanızı öneriyorum.

İnternet girişimciliği, e-ticaret veya her hangi konuda fikir alıyor, danışıyor, rol modeli olarak kendinize takip edilecek insanlar seçiyorsanız…

Heyecanla gidip, ağzınız açık dinlediğiniz; bir kartvizitinizi vermek için fırsat aradığınız, güzel ambalajlarıyla size servis edilen, olağanüstü etkileyici konuşmalar yapan o danışmanlar, mentorlar, birer loser olmasın?

Bir araştırın bakalım, bildikleriyle ne iş başarmışlar? Bir şirket kurabilmişler mi? Fatura kesmeyi, şirketi ayakta tutmayı başarmışlar mı?

Bir marka yaratmaktan bahseden “uzman”, hiç “marka yaratmış” mı?

Eğitim sistemi ve akademi hakkında atıp tutan “üstad”lar, bir üniversiteyi bitirebilmiş mi?

Örnekler çoğaltılabilir.

:)

Girişimcinin her dakikası kıymetlidir. Kimi dinlediğiniz önemlidir.

 

İlgili bir yazım: Bilmiyorum diyememek

 

 

tarihinde yazıldı.   Bu yazı Girişimcilik kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.
  • http://twitter.com/sinansigindi Sinan Sığındı

    Çok yerinde bir tespit. Fikrinize sağlık. Okulda girişimcilik dersini veren hocanın devlet memuru olması gibi ironik bir durum bu.

    Kıcasa “ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz”

  • Devrim Demirel

    Sinan, yorumunuza dokunmadım, disqus’ta onaylarken kazara edit/save yaptım, bilginize. Yorum için teşekkürler.

  • http://www.devrimdemirel.com/2011/12/06/kendini-asmanin-sihirli-formulu/ Kendini aşmanın sihirli formülü | Devrim Demirel

    [...] İddialı kitapları boş verin. Gözlemleyin, konuşun, analiz edin, kendinize uyarlayın. Beğendiklerinize, başaranlara bakın. Daha önce yazdığım gibi, kimi dinlediğiniz önemlidir. [...]

  • http://bu3.net/bilgi/trump-101-basariya-giden-yol.html Trump 101 başarıya giden yol « Bu3

    [...] katar ama çok şey katmaz, hatta sirketce.com‘un sahibi Devrim Demirel’in dediği gibi kimi dinlediğimiz de önemli. Kitaptan güzel sözler paylaştığı için Burak büyükgökçesu’ya teşekkürler. En [...]

  • Hakan TIRATACI

    Bu yazida verilmek istenen gercek mesajin bazi okuyucular tarafindan yanlis anlasilabilecegi ve bu durumun “Danismanlik Sektoru”‘ne zarar verebilecegi kaygisi ile bu yorumu eklemek istiyorum.

    Oncelikle, cok kisaca kendimden bahsetmem gerekiyor sanirim. Insaat Muhendisiyim, Devrim Hocam’la beraber okuduk. Bunun yanisira ben bir “Danisman”‘im. Uzmanlik konum “Planlama ve Proje Yonetimi”. Yonetim Danismanlari dernegi asil uyesiyim. http://www.ydd.org.tr. Bugune kadar bircok muhendise planlama ve proje yonetimi konusunda egitimler verdim. Temel olarak Primavera adli planlama programini ogretiyorum. Bunun disinda bircok sirkete danismanlik yaptim. Halen bu servisi kendi sirketim olan IMPROVEC Proje Yonetimi, Egitim, Danismanlik Ltd. uzerinden surudurmekteyim. Bu servislere http://www.ydd.org.tr uzerinden ulasabilirsiniz. Fatura kesiyorum :)

    Oncelikle, danismanlik sektorunun durumundan cok kisa bahsetmek istiyorum. Malesef Turkiye’de danismanlik sektoru gereken seviyenin cok altinda. Hem kamu hemde ozel sektor Danismanlik Sektoru’nun kendilerine sagladigi avantajlardan yaralanmiyorlar. Sektordeki bircok sirket icin danismanlik hizmeti “almiyorlar” demek abarti olmaz. Gelismis ulkelere bakildiginda danismanlik sektorunun gercekten almasi gereken cok uzun bir yol var.

    “Danismak” onemlidir ve gereklidir. Ozellikle, yeni bir girisimci iseniz buna daha fazla ihtiyaciniz olacaktir. Bunu ister profesyonel bir servis olarak alin, ister biriyle cay icerken yapin, basariya ulasma surecinde icinden gectiginiz egitim sureci boyunca bunu yapacaksiniz. Eger yazidan “Bircok nokta’da danisman’a yada danisma’ya gerek yok” anlami cikardiysaniz yanlis anlamissiniz demektir.

    Basariya giden bu surecte hayat karsiniza yazida belirtildigi gibi her zaman danismaya deger yada degmez kisileri karsiniza cikarmayabilir. Fakat yapmaniz gereken danisman’in yetkin olup olmadigini sorgulamaktan cok size verebilecegi ve ogretebilecegi degerleri almak olmalidir. Secim sizin. Az yada cok bir danisman size mutlaka bir katkida bulunacaktir. Bu size baglidir. Onu gereginden fazla elestirmek, onunla kuracaginiz iyi bir iletisimin yerine, onun yetkinligi uzerine kafa yorarsaniz, treni kacirirsiniz. Onlarin yetkinligini duzenleyen kurumlar var, birakin onlar yapsin.

    Diger yandan, danisman’in bilgi verdigi konularda somut olarak basarilarinin olmasi gerektigine tamamen katilmiyorum. Somut basarilari var ise bu bir artidir fakat bu her onlarin danismanlik yetilerini olcmek icin bir olcut degildir. Danisman kisi’nin amaci ile sizin ornegin sirket kurma amaci ayni olmayabilir ve aslinda cogunlukla danisman’in boyle bir amaci yoktur. Cunku danisman aslinda bunun bir adim otesindedir. Danismanlik bir askinlik seviyesidir. Onun rolu danismanlik yapmaktir. Siz ondan bilgi alip basarili bir sirket kurdugunuzda o hala Danisman olarak rolune devam edecektir sirket sahibi olarak degil. Ama sektore baktiginizda danismanlari hala kendi bunyesinde barindiran veya servis alan, onlarla yollarina devam eden sirketlerin basarisi surdugunu goreceksiniz. Ve buyuk ihtimalle sizin belkide daha once elestirmis yada yetkin bulmamis oldugunuz bir danisman sektordeki en basarili sirketlere hala danismanlik yapiyor olacaktir. Buda demektir ki rolleri birbirine karistirmamak gerekir. Siz girisimcisiniz, oda danisman.

    Bu konuda daha uzunca konusulabilir, fakat yazida anlasilmasi gerekn en onemli noktanin altini bir daha cizerek bitirmek istiyorum bu yorumu ;

    “Genc girisimciler; dikkatli olmanizi oneriyorum”.

    Saygilarimla
    Hakan TIRATACI